‘İMAR BARIŞINDAN YARARLANAN BİNALARA GÜÇLENDİRME HAKKI VERİLMELİ’



İmar barışından yararlanan binalara güçlendirme hakkı verilmeli’

  Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Yüksel, “İmar barışı uygulaması     kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen binalar veya konutlar için yenileme ya da güçlendirme imkanı getirilmedi”

İSTANBUL – UĞUR ASLANHAN

 Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel, imar barışı      uygulaması kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen binalar veya konutlar için             yenileme ya da güçlendirme imkanı getirilmediğini belirterek, “İmar barışından      yararlanan bazı binaların yıkılana kadar ayakta kalması risk oluşturabilir. İmar   barışı kanunundaki eksiklikler için güçlendirme, bir çıkış yolu olabilir. Yapıların   çökerek veya yıkılarak can ve mal kaybına yol açmaması için imar barışından yararlanan hak sahiplerine güçlendirme izni verilmeli.” dedi.

  Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kartal’da bir binanın çökmesi sonrası 21 kişinin hayatını yitirdiği acı olay sonrası imar barışının sıkça gündeme   geldiğini  hatırlatarak, bu düzenlemenin; vatandaşın devletle ihtilaflı durumunun       ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların     kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedefiyle hayata     geçirildiğini söyledi.

   Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 8 Haziran’dan itibaren uygulamaya konulan imar barışı düzenlemesi kapsamında, milyonlarca kişinin başvuru yaptığını                 anımsatan Yüksel, “Ancak 7143 sayılı Kanun çerçevesinde hayata geçen imar barışı uygulaması kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen binalar veya konutlar     için yenileme ya da güçlendirme imkanı getirilmedi.” diye konuştu.

  Yüksel, kaçak ya da imara aykırı bir yapının, planlı ve imarlı alanda kalması                halinde yıkıldığı anda geçerli olan imar kurallarına göre yeniden yapılabildiğini   belirterek, şunları kaydetti:

“Bu durum, imar barışından yararlanarak Yapı Kayıt Belgesi alan mal sahibinin        yapısının belediye, bakanlık veya orman idaresi tarafından yıkılmasını engelliyor.      Ancak imar barışından yararlanan bazı binaların yıkılana kadar ayakta kalması   risk  oluşturabilir. Kartal’da meydana gelen bina çökmesi, imar barışı ve kentsel     dönüşüm konularında bazı durumları çözmek gerektiğini ortaya koydu. İmar            barışı, 6306 sayılı (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun) kentsel dönüşüm yasasının bir tamamlayıcısı olarak ortaya çıktı ve kanun    gerekçesinde de böyle yer aldı. Ancak kentsel dönüşüm yasasında ana hedef      binayı yenilemek iken bu yasayı tamamlama yasası olarak çıkarılan imar barışı    yasasında yenileme ya da güçlendirme bulunmuyor. Yenilemenin ve       güçlendirmenin imarsız alanlarda mümkün olmaması bu sonucu doğuruyor.”

 “Güçlendirme çıkış yolu olabilir”

   Ali Yüksel, kentsel dönüşüm yasasına eklenen “güçlendirme” maddesinin çok     işlevli olmadığını savunarak, “Çünkü kentsel dönüşümde binalar yıkılıp yeniden yapılıyor. Bu madde imar barışına eklenmeli. Çünkü mevcut yasalara göre sadece   imara uygun yapılmış binalar için güçlendirme hakkı var. Eğer bir yerde plan       yoksa o yapı imara uygun yapılmış olsa bile yenilemeye izin verilmiyor. Yüz   binlerce yenilenen bina varken güçlendirme yolunu kullanabilen bina sayısı   Türkiye çapında belki bin taneyi geçmez.” diye konuştu.

Güçlendirme şartlarının çok ağır olduğunu, tüm maliklerin oy birliği ve binanın           imarlı alanda olması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Buna karşılık imar barışı kanunundaki eksikler için güçlendirme, bir çıkış yolu olabilir. Yapıların çökerek   veya yıkılarak can ve mal kaybına yol açmaması için imar barışından yararlanan       hak sahiplerine güçlendirme izni verilmeli.” dedi.

Kanunda, güçlendirme olmadığını ancak “Yapı Kayıt Belgesi almış yapının tadilat    ve dekorasyonuna izin verilir” ifadesinin yer aldığını hatırlatan Yüksel, tadilat, dekorasyon ve süslemeden önce yapının kendisinin güçlendirilmesi için izin verilmesi gerektiğini söyledi.

“Yapının güçlendirildikten sonra kullanımının sağlanması can kayıplarını önleyecek”

 Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Yüksel, yapı sahiplerinin, kanuna uygun   olarak harçlarını yatırıp Yapı Kayıt Belgesi aldığında yapıların sağlamlık sorumluluğundan kurtulamadığını ancak kimsenin de bu belgeyi almadan önce   binanın sağlam olup olmadığına dair bir mühendislik firmasından rapor almadığını söyledi.

 Bu durumlarda Yapı Kayıt Belgesi vermek için binanın sağlamlık raporunun               istenmesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Yapı sağlamsa Yapı Kayıt Belgesi   vermek, değilse yapıyı güçlendirme imkanı getirmek gerekiyor. Yapının     güçlendirildikten sonra kullanım ve iskan imkanının sağlanması can ve mal   kayıplarını önleyecektir.” dedi.

  Sağlıklı raporu almayan yapılar için güçlendirme yapılmadan oturulmasının             imkansız hale getirilmesi gerektiğine işaret eden Yüksel, güçlendirme yapmayan maliklerin aldığı Yapı Kayıt Belgesi’nin iptal edilebileceği bir sistemin getirilmesi      gerektiğini, bu konuda denetimin büyük önem taşıdığını kaydetti.