5. ULUSAL HER YÖNÜYLE KENTSEL DÖNÜŞÜM KONGRESİ TAMAMLANDI

5. Ulusal Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi Swiss Otel’de yapıldı. Kongrede kentsel dönüşüm süreci tüm yönleriyle masaya yatırıldı.
 
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan ve TOKİ Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’in açılış konuşmalarıyla başlayan kongrede 5 oturum gerçekleşti. 
 
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ali Yüksel’in konuşmacı olarak katıldığı kongrede kentsel dönüşümün gayrimenkul sektörü açısından geleceği, yeni yaklaşımlar, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik konuları konuşuldu. 
 
4. oturumda konuşma yapan GHE Başkanı Av. Ali Yüksel, kentsel dönüşüm kanunu ile ilgili bilgi verdi. Yüksel şunları söyledi:
 
“6306 Sayılı Kanun 16.5.2012’de yayınlandı.  AYM 01.03.2014’te 10 ayrı hükmünü, 2017 de bir adet hükmünü iptal etti. İki defa değişiklik ve eklemeye uğradı.  3194 Sayılı İmar Kanunumuz ise 1985 tarihli ve 25 defa değişikliğe uğrayarak, 40 civarında hükmü değişti. 7201 Sayılı Tebligat Kanunumuz 1959 tarihli, birçok maddesi değişti ama büyük şehirlerin çalışma şartlarına ve hayatına uygun değil. Tebligatlar doğru ve tam yapılamıyor. 634 Sayılı kat Mülkiyeti Kanunu 1965 tarihli ve 80 maddeden oluşuyor ve yaklaşık 60 hükmü değişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kanunu yok, KHK ile yürüyor, 40 maddelik bu KHK 2011’de çıktı ama 30 maddede değişme oldu. 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu 6 yaşında ama 4 bakan değişti. Bakanlıkta yapısal organizasyonda birçok defa değişti. Kentsel Dönüşüm konularında; İdare mahkemeleri mi yetkili, adliye mahkemeleri mi, 4 yıl tartıştıktan sonra ancak yetkili mahkeme anlaşılabildi. Hala belirsizlikler var. Planlamada yetki kargaşası devam ediyor.1980’lerden sonra Planlamanın adem-i merkezileşmesi tekrar planlamanın merkezileşmesine döndü.”
 
PLANLAMA BÜTÜNCÜL OLMALI
 
Planlama bütüncül olmalı diyen Yüksel, “Bakanlık, ana plan yapma merciine döndü. Planlamada hakim olması gereken ilke; halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katkısı olması gerekirken, bu ilke unutuldu” açıklamasını yaptı.
 
Çoklu mülkiyet adalarında hukuken garabet uygulamalar yapılmakta olduğunu söyleyen Yüksel, alan içindeki sağlam ve iskanlı yapıların zararının tazmini  durumu netlik kazanmadığı gibi, maliklerin sonradan vekaletten azil yapmaları durumunda projelerin aksamasını önleyecek hukuksal bir çözüm olmadığını belirtti.
 
“MALİKLER DAHA HIZLI İMZA ATACAKTIR”
 
2/3’e katılmayan azınlığın tazmin hakları konusunda da açıklama yapan Yüksel şunları söyledi:
 
2/3 çoğunluğun kararı ile sözleşmeye icbar edilen maliklerin şerh koyarak sözleşmeye imza atmaları halinde diğer maliklerden veya müteahhitten tazminat alması yasal çerçeveye bağlanmalıdır. Aslında böyle bir hak şu anda da mevcut. Ama yasal metinlerde açıkça çerçevesi çizilmesi durumunda, direnme gösteren malikler daha hızlı imza atacaklardır.
 
Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun, 6 yılda halk ve resmi makamlarca anlaşılıp benimsendiğini söyleyen Yüksel, “ancak yasal ve uygulamadan kaynaklanan eksiklerin, yeni düzenlemelerle aşılması, bazı konuların ve mağduriyetlerin de giderilmesi gerekmektedir. Yasal düzenlemeler dışında, ülke, bölge ve çevre planları hemen  yapılmalı, kentsel yenileme ve dönüşümün aynı zamanda bir  kentsel, kırsal, sanayi ve çevre tasarımı haline getirilmesi hedeflenmelidir” dedi.
 
ManagementPlus tarafından organize edilen kongrenin ana sponsorları arasında Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü de yer aldı.