GAYRİMENKUL’DEKİ KİLİTLER, İHTİSASLAŞMIŞ MAHKEMELERLE ÇÖZÜLEBİLİR


GAYRİMENKUL’DEKİ KİLİTLER, İHTİSASLAŞMIŞ MAHKEMELERLE ÇÖZÜLEBİLİR

Yabancı yatırımcıların, vatandaşların ve müteahhitlerin gayrimenkul konusunda en büyük sorunları içerisinde yer alan ‘gayrimenkul alanında yaşanan anlaşmazlıkların çözümü’ konusu, kentsel dönüşümle birlikte daha fazla gündeme gelmeye başladı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Yüksel, sorunların gayrimenkul alanında ihtisaslaşmış mahkemelerle çözülebileceğini söyledi.

Türkiye’de belirli bir alanda uzmanlaşmış mahkemelerin hukuki alanda karşılaşılan sorunların çözümü konusunda etkin bir role sahip olduğuna değinen Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ali Yüksel, “Ülkemizde hukuki konuda gayrimenkulle ilgili boş kalan ciddi alanlar var. Bu durum hem müteahhitlerin hem de vatandaşların bazı sorunlarla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu problemlerin giderilmesi için ülkemizde gayrimenkul alanında ihtisaslaşmış mahkemelere ihtiyaç var” dedi.

Yüksel, yaşanan belirsizliklerin hem sektörde hem de yabancı yatırımcı açısından bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdiğine dikkat çekerek, “Gayrimenkul sektörüne yatırım yapmaya gelen yabancı yatırımcı şunu soruyor, ‘Ben burada gayrimenkul alırsam ya da hacimli bir inşaat projesine girersem, yatırımcı olarak burada ihtilaf çıkması halinde benim durumum ne olacak’, ‘hayat geçirmek istediğim projeyle ilgili ihtilaf çıkarsa ne kadar sürecek’ gibi soruları biz hukukçular net olarak cevaplayamadığımız sürece yabancı yatırımcıyı gayrimenkul konusunda yatırım yapmaya teşvik etmek oldukça zor. Çünkü yabancı yatırımcılar bu konuda bizden rapor istiyor, herhangi bir ihtilaf halinde haklılık payı ve diğer olasılıkları öğrenmek istiyor. Siz bu sorulara ne kadar net cevaplar verirseniz yatırımcıyı çekmeniz de aynı oranda kolaylaşıyor. Burada atılması gereken ilk adım gayrimenkul alanında faaliyet gösterecek ihtisas mahkemelerinin hayata geçirilmesi” değerlendirmesinde bulundu.

10 yıl süren davalar var

Türkiye’nin gayrimenkul konusunda son dönemde cazibesini artırdığına işaret eden Yüksel, “Süreci sadece ülkemizdeki mevcut yatırımcılar için değil, yurt dışındaki yatırımcılar için de değerlendirmek gerekiyor. Bunu sağlamak için de yasal sorunları çözmek lazım, bunun için de mahkemelerin ihtisaslaşması ilk sırada geliyor” açıklamasını yaptı. Diğer taraftan inşaat sözleşmelerinde fesih süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksel, “Bunun dışında İmar Kanunu’na yapılan değişiklik kapsamında inşaatlarını yarım bırakan ya da hiç başlamayan müteahhitlerin inşaatlarını bitirmeleri için özel bir madde getirildi. İnşaat sözleşmelerinin feshi daha önce mahkemeler tarafından yapılıyordu. Bu durum bazen 7 bazen de 10 yıl sürüyordu. Buna bağlı olarak taraflar ciddi bir vakit kaybı yaşıyordu. Yapılan düzenleme kapsamında, özetle şunu söylemek isterim, inşaatlarını yarım bırakan müteahhitlerin bu durumlarını Bakanlık tespit ederse veya Bakanlığın yetki verdiği ilgili belediye personelleri tespit ederse, 1 ay içerisinde akdin feshi gündeme geliyor. Akdin feshini gayrimenkul sahiplerinin 2/3 çoğunluğu isterse, Bakanlık akdin feshini müteahhite bildirerek süreci sonlandırıyor” dedi.

Gayrimenkulde arz fazlası olan yapılar planlanmalıydı

Bazı müteahhitlerin yaptıkları üretimlerin önemli bir kısmını yabancı yatırımcıların talepleri doğrultusunda yaptığına dikkat çeken Yüksel, “Yabancıların konut talebi azalınca gayrimenkul arz fazlası olan konutlar iç piyasaya döndü. Ancak bu yatırımlarda iç piyasadaki müşterinin taleplerini karşılamadı. Özellikle ofis konusunda ciddi bir arz fazlası ortaya çıktı. Bunların planlanması gerekiyordu, bu planlamayı merkezi bir otoritenin yapması hem sektör hem de toplum için daha faydalı olacaktır” şeklinde konuştu.

İmar barışına birçok kesimin temkinli yaklaştığına işaret eden Yüksel, “Bakanlık geçtiğimiz günlerde imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi almış binalara, ‘güçlendirme hakkı vermek istiyoruz’ şeklinde bir açıklama yapmıştı. Ancak bu yasalaşmadı, bu durumun ilk etapta yasa ile netlik kazanması gerekiyor. Kişi imar barışına başvuruda bulunmuş ve bu kapsamda yapı kayıt belgesini almışsa, ilgili yapının mühendisler gözetiminde  ‘şu şartlarda güçlendirilebilir’ raporu verilirse bu binanın güçlendirilmesi sürecine izin verilmeli” dedi.